ÜNİTE 2 İNSAN VÜCUDU

1. GENEL YAPISI
Vücut yapısı ile ilgili genel bilgilerin bilinmesi ilk yardımın uygulanmasını kolaylaştıracağından bu bölümde çok temel bilgiler ana başlıklar halinde aktarılacaktır.
Hücre: insanda gözle görülemeyecek kadar küçük, bölünerek çoğalabilen en küçük yapı taşıdır hücreler vücut için  gerekli besin ve gaz alış verişi bulunurlar. Bir hücrenin yapısı 3 bölümden oluşur:
- Hücre zarı: Hücre yüzeyini örter  hücre beslenmesinde önemli bir rol oynar.
- Stoplasma (hücre gövdesi)
- Hücre çekirdeği ve çekirdekçikler
Doku : Vücudun canlılık fonksiyonlarını yerine getiren aynı yapı ve görevdeki  hücreler topluğuna doku. denir. Epitel, destek, kas, sinir olmak üzere 4 grupta incelenir
Organ : Dokuların birleşmesiyle oluşur. Aynı görevi yapan değişik dokular organın oluşmasında rol oynarlar. Sistem : yaşamsal fonksiyonlardan birisi için değişik organlardan oluşan bir yapıdır. Örneğin; dolaşım sisteminde kalp ve damar gibi organlar bulunur.
Sistemler işbirliği içinde çalışmak zorundadırlar. Sistemlerden biri sinin bozulması diğer sistemleri de olumsuz etkiler. Dolaşım sistemin deki bozukluk solunum sistemini de bozan Şu sıralamayı hatırlayalım. Hücre- Doku-Organ-Sistem
2. TRAFİK  KAZALARINDA EN ÇOK YARA ALAN VÜCUT BÖLGELERİ VE ORGANLARI
A. VÜCUT BÖLGELERİ
BAŞ: Yüz-Kafa -Boyun
GOVDE : Göğüs,Kaburga-Karın (Karaciğer- Dalak)
ALT TARAF: Omurganın bir bölümü , bacaklar, kalça
ÜST TARAF : Omuz, kollar, dirsek ,el,omurganın bir bölümü
Bu bölgeler trafik kazalarından d fazla etkilenirler.
B- VÜCUT BOŞLUKLARI
1- Kafatası boşluğunda: Beyin, Beyincik, Soğanilik
2- Göğüs boşluğunda Yemek borusu, Soluk borusu, akciğer, kalp
3- Karın boşluğunda Mide, Pankreas, Böbrekler, Karaciğer, Bağırsaklar
4- leğen boşluğunda Üreme organları ve idrar torbası
5- Omurga boşluğunda: Omurilik ve sinirler bulunur.
3. BAZI VÜCUT SİSTEMLERİ VE ORGANLARI
HAREKET SİSTEMİ
Hareket sistemi 3 bölümde incelenir.
A- Kemikler
B- Eklemler
C- Kaslar
A-KEMİKLER
Kemik dokusu: Kemik zarı, sert tabaka , süngerimsi tabakadan oluşur. Uzun kemiklerin ortasında bir boşluk vardır ki bu boşluk kemik iliği ile doludur.
Vücudumuzda bulunan 208 kemik iskeletimizi meydana getirir. İskelet vücudumuzun çatısını oluşturur. İskelet olmazsa hareket düşünülemez.
Kemikler yassı, uzun ve kısa olmak üzere üç türlüdür.
İSKELETİN BÖLGELERİ:
Baş kemikleri
- 14 kafada
- 14 yüzde Yassı kemiklerden oluşur.
Gövde kemikleri:
a. Göğüs kafesini oluşturan kemikler
- Göğüs kemiği :1
- Kaburga kemiği 22
b. Omurgalar: 34-35 omur
Omurların ortası deliktir ve burada omurilik bulunmaktadır
Üst taraf kemikleri:
- Köprücük kemiği
- Kürek kemiği
- Kol kemikleri
- Dirsek kemiği
- El bilek kemiği
- El tarak kemiği
- El parmak kemiği
Alt taraf kemikler:
- Kalça kemiği
- Uyluk kemiği
- Bacak kemiği( Kaval- Kamış)
- Diz kapağı
- Ayak bileği kemiği
- Ayak tarak kemiği
- Ayak parmak kemiği

 

B- EKLEMLER
Kemikleri eklem yüzeyleriyle birbirine bağlayan yapılardır. 3 Türlüdür;
a- Oynamaz eklemler: Baş kemiklerinde -
b- Yarı oynar eklemler : Omur ve kaburgalarda
c- Oynar eklemler: Alt çenede ,omuz- dirsek- bilek _el parmak, kalça_diz ,bilek_ayak parmaklarında bulunur.
C- KASLAR 
Hareket sisteminin aktif yapısıdır. Yapılarına ve çalışma sistemine  göre 2 grupta incelenebilir.
a. Çizgili : İsteğimizle çalışan kaslar
b. Çizgisiz-düz: İsteğimiz dışında çalışan kaslar
Kalp kası ayrıcalıklıdır. Çizgili olmasına karşın  isteğimiz dışında çalışır.

DOLAŞIM  SİSTEMİ
Dolaşım Sistemi: Kalp, kan, damarlar (Atar, toplar ve kılcal damarlar), Lenf damarları ve lenf bezlerinden meydana gelir.
Sistemin merkezi kalp olduğu için pompa gibi çalışarak kanı damarlara pompalar. Kılcal damarlar aracılığı ile kanın içindeki oksijeni, besinleri, hormonları, iyonları, kafa derisine, ayak parmağındaki hücrelere kadar taşır.
Buralarda kullanıldıktan sonra artık maddeleri,-karbondioksiti toplar damarlar aracılığı ile toplayarak temizlenmek üzere akciğerlere ve boşaltım sistemine taşır. Bu görevini yapamaz işe metabolizma artıkları biyokimyasal dengeyi bozar ve giderek yaşam sona erer.
Kalp:
4 odacıklıdır. üsttekiler kulakçık (atrium) , alttakiler karıncıktır. (Ventrikül)
Kalbin bir tarafı temiz diğer tarafı kirli kanı barındırır.
Kalp atım  sayıları:
Yetişkinlerde: 60-80
Çocuklarda: 80-100
Bebeklerde: 1OO-120 arasındadır.
Kulakçıklar kasılınca kan karıncıklara, kancıklar  kan atar damarlara pompalanır.
Damarlar:
Kan dağıtım  yollarıdır: 3 çeşittir
a- Atardamarlar: Kalbin pompaladığı temiz kanı ( açık kırmızı ) vücuda dağılırlar.
Atardamarlarda kan kalbin ve damarın basıncıyla sürekli dokuları dolaşır.
b-Toplardamarlar : Kanı dokulardaki kılcal damarlardan alarak kalbe getiren damarlardır. Taşıdıkları kan kirlidir çünkü içinde C02 besin maddeleri ve artık maddeler vardır. Bu nedenle de koyu kırmızı renktedir.
Atardamar ve toplar damarlar yan yana durduklarından birbirlerinin kasılmasından etkilenirler ve dolaşımı kolaylaştırırlar.
c- Kılcal damarlar : Atar damarların en ince dallarıdır. 02 , C02 ve madde değişimini sağlarlar.
Kan : Vücut ağırlığımızın 1/1 3’ü kandır. Kan; plazma , alyuvarlar, akyuvarlar ve kan pulcuklarından (plaket) oluşur. Kanın %55’i plazma; %459 şekilli elemandır.
SOLUNUM SISTEMI
Solunum; fizyolojik bir olay olup, kişinin yaşamı için gerekli oksijeni sağlar. Temel fonksiyonu, dokulara oksijen sağlamak ve dokularda oluşan C02’i alıp dışarı atmaktır. Dolaşım  sistemiyle koordineli çalışır. Gaz değişimini solunum sistemi; gaz taşıma işlemini ise dolaşım sistemi yapar.
Solunum sayısı :
Yetişkinlerde: 15_20
Çocuklarda: 20_25
Bebeklerde: 25_40  arasındadır.
Solunum organları
ASIL:
1. Burun
2. Yutak
3. Gırtlak
4. Soluk borusu (Branşlar- bronşcuklar ve broşioller- hava kesecikleri)
5. Akciğerler: SC 3, sol 2 loptur.
YARDIMCI:
1. Diyafragma karın kası
2. Kaburgaları ve arası kasları
3. Göğüs kasları
Soluk alıp vermeye ’’ solunum” adı verilir. Solunum, beyindeki solunum merkezinin akciğerlere C02'nin arttığını uyarması ile başlar. Merkezin diyaframı ve göğüs kaslarını  uyarması üzerine de kaslar kasılarak göğüs kafesini genişletilir, kasılan kasların bir süre sonra gevşemesi ile gögüs kafesi daralır. Böylece soluk alıp verme işlemi gerçekleşecektir

D. OMURGA YARALANMALARI
Trafik  kazalarında görülen  ve felç riskinin yüksek olduğu en tehlikeli yaralanmalardandır. Omurgayı meydana getiren omurların kayması omurga bağlarının yırtılması, omurların kırılması, sinirlerin zedelenme
ve omuriliğin yaralanması olarak ortaya çıkabilirler. Sıklıkla boyun ve bel omurga bölgelerinde görülür.
a. Belirtileri
• Yaralanan bölgenin aşağısında uyuşukluk, güçsüzlük, duyu kaybı, hareketsizlik(sorun boyun bölgesinde ise boyundan aşağıda, bel bölgesinde ise belinde aşağıda duyu kaybı olacak
• Hareketle ağrı
• Yaralanan yerde yara, şişme olabilir
• Boyun omurga kırıklarında başın öne sarkması sonucu solunum güçlüğü
b. İlk yardım
• Solunum kontrol edilir, çene göğüsten uzaklaştırılır.
• Şok önlenir
• Yaralı hareket ettirilmeden atellenir.
• Felç olasılığına karşı kesinlikle oturtulmaz.
• Omurga kırk ise sert zeminde sırtüstü yatırılır.
• Omurga kırık değilse yara sarılarak yaralı bölge üstte alacak şekilde  pozisyon verilir.
• Ambulansla sevk edilir.
• Omurga kırıkları ayrıca kırıklar bölümünde anlatılacaktır.
4. YANIKLAR VE YANIK YARALARI
A. ARAÇ YANGINLARINA KARŞI ÖNEM ALMA - SÖNDÜRME
Karayolları trafik yönetmeliğine göre  A1-A2-F sınıf sürücü belgesi
ile kullanılan motorbisiklet, motorbisiklet , traktör dışındaki tüm araçlarda söndürme cihazı bulunmalı ve kullanma kılavuzunda belirtilen aralıklarda  kontrolleri yapılmalıdır. Söndürme cihaz, sürücünün en kolay ulaşabileceği yerde bulundurulmalıdır.
- Araç yangınını söndürme
a. Kazadan sonra yangın çıkmaması için:
• Önce kontak kapatılır, akü  ile iletişim kesilir.
• Aracın çevresi boşaltılır.
b. Yangın başlamış ise
• Kontak kapatılır.
• Söndürme cihazı alınarak motordan başlayan bir yangın da  önce kaput açılmadan (hava ile teması önlemek için) motorun alt ve ön kısımlarına sıkılır.
• Soğutmadan sonra kaput biraz açılarak motora söndürme cihazı sıkılır.
• 3 cü aşamada kaput açılarak söndürücü sıkılır ve yangın söndürülür.
B. YANIK YARALARI, ÇEŞİTLERİ VE İLK YARDIM
a. Tanımı : Alet, ateş, sıcak su,:sıcak buhar, kızgın katı cisimler, asit boz, elektrik akımı, yıldırım güneş, radyasyon gibi nedenlerle doku arda meydana gelen yaraya  YANIK denir. Vücut yüzeyinin %20 sinden daha fazlasının yanması yaşamsal risk oluşturur, Bebeklerde bu oran%l0 dur.
b. Çeşitleri- sınıflandırılması
Yanıklar  derinliklerine göre 3’e ayrılırlar.
Birinci derece yanıklar: Derinin sadece üst tabaksı yanmıştır. Deri  bütünlüğü bozulmamıştır, gerginlik, ağrı kızarıklık vardır. İz ve sakatlık bırakmazlar. Güneş yanıklarında olduğu gibi.
İkinci derece yanıklar: Derinin üst ve orta tabakası yanmış, bütünlüğü bozulmuştur. Kılcal damar ve sinir uçları açıkta olabileceğin den fazlaca ağrı  vardır. Gerginlik, kızarıklık su d kesecikler oluşur, iz bırakabilirler.
Üçüncü derece yanıklar: Deri bütünlüğü tümüyle bozulmuştur, kemiğe kadar inebilir, doku ve organlarda kömürleşme görülebileceği gibi derin iz ve sakatlıklara neden olur. Sinir hücrelerinde yandığından Çoğu kez ağrı duyusu yoktur, sızıntı şeklinde sıvı akar.
c. İlk yardım
• Yanan kişi acele araçtan çıkartılarak oradan uzaklaştırılır,
• Yaralı koşmamalı ve ayakta durmamalı (alevlerin artmaması için)
• Yaralının üzerine naylon  olmayan kalın bir örtüyle ile başından ayağına doğru örtülerek alevler söndürülür. Onu yoksa yanıklı yerde sürekli çevrilerek alevleri söndürebilir,
• Giysileri deriye yapışmamış ise soğuk su dökül kesilerek çıkarılır.
• Yanık yerin merkezi ve çevresi soğuk su veya buzla uzun süre  soğutulmalı. Kızgın yağ yanıkları birdenbire buzla değil önce su Sonra buzla soğutulmalı,
• Kimyasal maddelerle yanık olmuşsa bal su ile yıkanmalı
• Kesinlikle diş macunu, yoğurt, salça, yumurta akı, tentürdiyot sürülmemeli,
• 2 ci derece yanıkta su dolu kesecikler oluşmuşsa patlatılmamalı,       
• Yanan yerin üzerine  temiz ıslak bez kapatılır, bu bezin üzeri de naylonla kapatılarak hava ile teması kesilir,
• Bilinci yerinde ise bol su verilir, (Yeterince su verilmezse, 2-3. derece yanıklarda dolaşım zayıflar. Böbrek yetmezliği görülebilir. Su ile oluşabilecek şok önlenmiş olacaktır.)
• Varsa ağrı kesici verilebilir,
• Gözdeki yanıklarda soğuk su ile
5-10 dakika yıkanır sonra temiz bir  bezle kapatılır,
• Kısa süre içinde sevk edilir.
5. DOKU VE ORGAN BAĞIŞI
Bir hastanın ağır bir hastalık sonucu fonksiyonlarını kaybeden organlarının yerine bir başkasından sağlam doku ve organlarının nakle dilmesi için verilmesine DOKU VE ORGAN  BAGIŞI, bu amaçla yapılan işlemlere DOKU VE  ORGAN NAKLİ denir.
A. BAĞIŞLANABİLECEK DOKU VE ORGANLAR
Kan,böbrek, kalp, karaciğer, pankreas, kemik  iliği, akciğer, gözün kornea  tabakası.
ülkemizde en çok bağışlanan kan dır. Kan bağışından sonra böbrek bağışı gelmektedir.
B. KİMLER BAĞIŞLAYABILİR?
• 18 yaşından büyük 65 yaşından küçük olanlar. Çocuklarda aile izin verirse 2 yaşından sonra organ ve dokusu alınabilir.
• Organ bağışına engel olan hastalıkları olmayanlar bağışlayabilir.
C. ORGAN BAĞIŞINA ENGEL DURUMLAR
Böbrek hastalıkları, şeker hastalığı, kanser, AİDS, sarılık, ağır iltihabı durumu olanlar bağışlayamazlar.
D. ORGAN BAĞIŞININ HUKUKİ VE DİNİ DURUMU
 HUKUKİ DURUM
Doku ve organ nakli 29.05.1979 tarih ve 2238 yasa ile düzenlenmiştir. Yasa bir bedel karşılığı doku ve organ alınmasını, satılmasını ve reklamını yasaklamıştır. Bundan çıkar sağlayanlara ağır para ve 2-4yıl hapis cezası verilir. -
 DİNİ DURUM
Diyanet işleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu’nun 06.03.1980 tarihinde aldığı karardaki koşullara uyulursa dinimize göre bir sakınca sı olmadığı belirtilmiştir. Buna göre;
- Zaruret halinin bulunması, yani hastanın hayati bir organını veya hayatını kurtarmak için bundan başka çaresinin kalmadığı hekimce belir
- Hastalığın bu yolla tedavi edilebileceğine hekimin kesin kanısının ve onayının bulunması
- Doku ve organın alınması sırasında kişinin ölmüş olması (böbrek kan hariç)
- Toplumun huzur ve düzeninin bozulmaması için organ ve dokusu alınacak kişinin yaşarken bir açıklaması yok ise yakınlarının izninin alınması. 
Görüldüğü gibi organ ve doku bağışının hukuken ve dine bir sakıncası yoktur. Oysa ülkemizde ne yazık ki yeterince bağış yapılmıyor. Bilinmeli ki binlerce hasta böbrek  bekliyor yaşamak için, göz bekliyor karanlıktan çıkmak için. Bugün o hastalara gereken organlar belki yarın bize ve yakınlarımıza gerekebilir. Toplumsal bilinçle dayanışmanın bir örneğini  daha göstermek zorundayız. Yaşarken birçok yaşam kurtarabiliriz, ama önemli olan öldükten sonrada bir hayat kurtarabilmektir.


Sefaköy Sürücü Kursu
Merkez:Kemalpaşa mah.Halkalı cad.No:103/15 Kat:2 (Sefaköy Metrobüs Durağı Arel Üniversitesi Yanı)Sefaköy/İSTANBUL
Telefon: (0212)598 29 24 - (0212) 541 54 86


Mail:info@sefakoysurucukursu.com

Abdullah YAKUT



Desing AND Abdullah YAKUT

Kayıt
 Kayıt İçin Gerekli Evraklar
 Online Kayıt
 Kursiyerler
 Ziyaretçi Defteri
 Ders Saatleri
 Trafik Ders Notları
 Motor Ders Notları
 İlk Yardım Ders Notları
 Özel Direksiyon Dersleri
Online Direksiyon Dersi 
 Stajer Ehliyeti
 Yeni Trafik Yasası
 Sık Sorulan Sorular
 Sınavlar ve Sınav Sonuçları
 Ehliyet Sınavlarına Girerken
 Ehliyet Sınav Tarihleri
 Ehliyet Sınav Yerleri
 Ehliyet Sınav Sonuçları
 Ehliyet Sınav Kuralları
Direksiyon Sınavı Sonuçları
 Okul Adresinizi Bulun